Posts

Showing posts from March, 2014

30 Mart Seçimler sonrası

İçimden ''Bu kadar çalma çırpma haberine rağmen..... ? '' demek geliyor sonra kültür çatışması ve İsmail Cem'in Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi kitabında bahsi geçen kültürsüzleşme aklıma geliyor. Çalanlar, yalanlar havada uçuşuyor.... normalleşiyor. Tepkisizlik karakterime aykırı ama oluşan tepkilerin bazıları beni endişelendiriyor. Geçen gün dolmuşta durduk yerde patlayıp şöföre bağıran kadın gibi.. 

En büyük korkum ülkenin Stefan Zweig'in tarifine benzer bir hale gelmesi.
''Yüzyılların akışı içerisinde ender olmakla birlikte, bazen öylesine şiddetli gerilimlere doğar ki, bütün yeryüzü ikiye bölünür ve oluşan kocaman çatlak her ülkeden, kentten, evden, aileden ve yürekten geçer. O zaman kitlenin korkunç basıncı, bireyi her yandan sıkıştırır ve birey, kendini bu kolektif çılgınlığın etkisinden ne koruyabilir ne de kurtarabilir; böylesine azgın bir tufan sığınabilecek tek bir güvenli koşe bırakmaz. Böyle kesin bölünmeler, toplumsal ya da dine ba…

The interphase of two cultures ...

... is always a traumatic place.

The following text was written in 2011...  As an introduction to Zeytin 2011  that was designed as ''a psychologically safe zone'' to bring the two cultures together.

On your way to the plane did you by any chance see a young person with tears rolling down their cheeks? As Nazım Hikmet says 'Ayrılık demir çubuk gibi sallanıyor havada.'' That person was probably just struck by the iron pendulum of separation swinging in the air. ...
There are tens of thousands of young Turks going abroad to study each year to learn from the best scientists and professors in the world and get trained to become scholars, independent, brave, successful citizens of the world. ....
The prize to pay is the traumatic mandatory transitions between countries, continents, cultures, languages, time zones; practically universes. At every home visit and return there remains less in common between the two noncommunicating worlds except the one who keeps goin…

#‎BerkinElvanÖlümsüzdür‬

Image
Bu da oldu ve insanlar yeniden sokağa döküldü. 





Tasarımlar: http://listelist.com/berkin-elvan-tasarim/
 Üniversiteler boykotta : http://turkey.com/university-students-boycotting-classes-berkin-elvan/
Cenaze haberi: http://www.radikal.com.tr/turkiye/berkin_elvan_bugun_ugurlaniyor-1180839
hashtag'iyle paylaşılan tweet'lerin haritası üzerindeki görseli pic.twitter.com/sKVr4YMYRE

Olympics and Liberal Arts

There is no doubt that every micro culture needs its own custom designed liberal arts education. It is hard however to know how to do this as it is difficult to find 'teachers' who have digested both the local culture of a place and the liberal arts philosophy. The former is only available locally, the latter is found only at the top educational institutions all which are ''abroad'. 

I think there is hope because sports training can serve as a great starting points for figuring out what a local liberal arts education should be like.  Every neighborhood has a sports club, if not a ''halı saha'' soccer field where local learning patterns - both traditional ones and creative new ones - are continuously tested with instant feedback. What is missing from such local education is general education that can turn these students into intellectuals, who have scientific background, artistic appreciation and the capacity to view it all in  a global and historical…

About the The Two Cultures by C. P. Snow

Thanks to Kutsi Nircan for recommending it.  A pdf is available here. 

Bir bilimadamı olarak yetişmiş İngiliz yazar  C. P. Snow 1959'da verdiği Reed Lecture'da bilimadamları ve edebiyatçı aydınlar arasında bir kültür uçurumu olduğunu ve bu iki grubun birbiriyle hiç iletişim kurmadığını anlatıyor.

Diyor ki edebiyatçı aydınlar kimse bakmazken kendilerine aydın deyivermişler sanki başkası aydın olamazmış gibi. 1930'larda bir arkadaşı bir gün demiş ki ''Ya farkettin mi bu aydın tanımına Rutherford, Dirac falan uymuyor, nasıl iş!?!'' Onun intellectual dediğini ben 'aydın' olarak çevirdim.

Bilimde olan  ''automatic corrective'' edebiyatta olmadığı için edebiyatta yanlış yönlenmiş zamanların çok daha uzun sürdüğünü söylemiş. Bu da ilginç. Çok önemli yazarların Auscwhitz'i ne kadar yakınlaştırabildiklerini örnek vermiş.

Çoğu bilimadamının renk körü olduğunu, bilimsel birikimin muazzamlığının farkında olmadığını ve bu renk körlüğünün doğ…

Matematik Köyü, Müzik ve Matematik

Bir kaç hafta önce Matematik Köyündeydim. Yeni yapılan kütüphaneye hayran kaldım. İki katlı, taş bir bina. Doğru anladıysam Türkiye'de ilk bir kaç üniversiteden sonra en kapsamlı Matematik kütüphanesi olmuş. Bir matematikçinin arayacağı hemen her kitap var. Pencerelerden ve aşağıda bir kaç kanepe atılmış avluda oturunca tek gördüğünüz karşıdaki tepelerde ahenkle hareket eden yüzlerce zeytin ağacı. Bu ağaçlar öyle bir ritimde salınıyorlardıki insan sessizliğin içerisinde Vivaldi dinliyor gibi oluyor. Ya da kafasının içindeki düşünceleri bozmayıp besleyen sessiz, bambaşka, henüz notalara dökülmemiş bir müzik.

Matematik köyü bu gittiğimde beni daha da çok etkiledi çünkü bu sefer köyün sadece matematikten ibaret olmadığını farkettim. Ali Nesin ve belki Sevan Nişanyan, bilimin gelişimini ta en baştan ele almış, kavram olarak bilimin anlam ve gerekliliğini adım adım ispatlayacak bir yer yaratma hayali kurmuşlar. Köy bu hayalin adım adım gerçeğe dönüşmesi. Kimyanın ortaya çıkmasına daha…