Posts

Showing posts from September, 2013

about LERNFESTIVAL'13 ZURICH

Observations Zurich Turbinen Platz - Baue Dein Zukunft

We went to Turbinenplatz with no expectations but plenty of curiosity. We were warmly welcomed by the organizer Ueli Büchi. He gave us an introduction and led us through the activities. The physical space for the festival was small yet it was richly filled with materials, tools and machines relevant to construction including excavators, bricks, cement etc. It was nice to meet an architect from ETH since that represented the cooperation cutting edge science with nonformal education.  All activities were in one place accompanied by a festive jazz band. All of the materials were open for hands on use. It was fun to use an excavator, lay bricks and hammer nails while interacting with people from the industry. The purpose of the station was to intrigue young people to consider ''construction'' as a career path. Schweizerischer Baumeisterverband is clearly very organized, provided formerly prepared materials for career d…

About Liberal Education and Critical Thinking

I was talking with a friend about the importance of a liberal eduction which teaches, more than anything, to think critically. This article was the first thing that came to my mind since it is an example of how critical thinking can make our lives more fun and beautiful. There are two ways to go with things: First, you watch the Google ad, smile, even say "This was absolutely amazing!" and be done with it. The other way: You watch it, think about what it means to you and ask the question "What do I make of this?" Mike Harrington responds to that question with a beautiful analysis and finds a way to internalize a (could be) simple experience in life. So the next time you see a movie, read a book, watch an ad, listen to a speech, read a newspaper article, ask yourself these questions and find a deeper meaning in things. It really is one of the easiest and worthiest ways of finding pleasure in the banality of everyday life.
An Amherst graduate wrote a piece a couple of…

Zeytin Hikayeleri 2 - Derviş, zeytin ve köpeğin hikayesi

Image
Zamanın polenleri  uzayın uçsuz bucaksız tarlalarını sürüp süpürürken  bizim gerçekliğimize komşu başka bir alemin bambaşka cemallerinden birinde bir derviş aya ve sudaki yansımasına bakarak bütün soruların tek yanıtı olan kellesini gümüş bir tepside Zamanın Pirleri’nin bir araya toplandığı Mansur Divanı’na sundu. Divan’ın tepesinde dolun parıldayan ve gelgeç isteklerin şahı olan ay boşlukta diz çökmüş olan dervişe   baktı.
‘’Bu çocuğu isterim ‘’ dedi.

Zamanın bir girdap gibi birbirine karıştığı bambaşka bir alemde gezinip duran bu dervişin adı Hızır Zahir’dir. Bir zamanlar  Zamanın Pirleri Sofrasında bir saki, bir mercan, bir talebe, tavında dövülen demirden bir çiçektir. En sevilen öğrenciyken sabır sınavını vermeyi başaramaz. Bu Zahir’i öyle üzer öyle üzer  ki sonunda  kendi kendisinin düşmanı olup canına kıymaya karar verir. Zamanın Pirleri Sofrası’nda cana kıymak en büyük müsibettir. Bu yüzden dervişe en büyük ceza verilir ve Ölüm ona o andan itibaren erişilmez olur. Derviş sonsuzl…

OECD Education at a Glance 2013

http://www.keepeek.com/Digital-Asset-Management/oecd/education/education-at-a-glance-2013_eag-2013-en#page1

Bedri Rahmi'den Zeytinli Şiir

Image
Amherst College'da okuyan Melih Levi'den mesaj: 
Prof. Delen merhaba, geçenlerde bir arkadaşım Bedri Rahmi'den bir şiir paylaştı, aklıma Foça'daki programınız geldi. Umarım her şey yolundadır. Önde zeytin ağaçları arkasında yar Sene 1946 Mevsim Sonbahar Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim Dalları neyleyim. Yar yollarına dökülmedik dilleri neyleyim. Yar yar!..Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar Değirmen misali döner başım Sevda değil bu bir hışım Gel gör beni darmadağın Tel tel çözülüp kalmışım. Yar yar Canımın çekirdeğinde diken Gözümün bebeğinde sitem var Bedri Rahmi Eyuboglu

ABD Uluslararası Zeytinyağı Ticareti ile ilgili kurallar belli oldu.

Image
READ THE ENTIRE PUBLICATION  at  http://www.usitc.gov/publications/332/pub4419.pdf

Kibele üzeri Athena üzeri Ceneviz üzeri Osmanlı üzeri Cumhuriyet ...

Image
Stratigrafi dediğimiz farklı dönemlere ait katmanlar üst üste bir kesit olarak yerleştirilmiş durumda. Duvarın en altında, anakaya üzerinde Anadolu'nun yerel tanrıcası Kybele'ye ait nişler yer almakta. Onun üzerinde bulunan duvarın en altındaki büyük taşlar, Arkaik Dönem Athena tapınağının kuzey podium duvarının taşları görülmektedir. Hemen üzerinde daha düzensiz ve büyük taşlardan yapılmış Ceneviz Sur duvarı görülmektedir. Bunun üzerinde Osmanlı Dönemi sur duvarına ait ve daha küçük taşlardan yapılmış bir kesit yer almaktadır. En üste de Cumhuriyet Dönemine ait ve yıkılan okulnan bahçe duvarına ait taş örgü görülmektedir. Farklı dönemlere ait duvar örgü tekniği görülen bu alan, bundan dolayı çok öğretici bir yer.

Olive Oil Scandal of 1981 that started the Society of Free Radical Research

SYNTHESIS OF RADICALS AND RADICAL PRECURSORS WITH POTENTIAL BIOLOGICAL ACTIVITY
A prospectus submitted in partial fulfillment of the Ph.D. requirements
by Zeynep Delen Department of Chemistry University of Massachusetts Amherst, MA 01003 June 2003

....  The Spanish Cooking-Oil Syndrome was reported by Dr J. M. Tabuenca in September 1981.  This syndrome caused 350 deaths and affected 20,000 people in Spain until the end of 1982. Apparently, people who suffered from this syndrome consumed “olive oil” bought from a door-to-door salesperson. The so-called olive oil was actually oil that was obtained from the seeds of a rape plant, Brassica rapus. Rapeseed oil was being consumed as an industrial lubricant. It was being treated with aniline (C6H5NH2) to deter its consumption by the Spanish Government. Apparently, chemical changes occurred during the attempts to purify the oil and various toxins were formed. This syndrome triggered the foundation of the Society of Free Radical Research.  ...

Oku !

Image
Diğer ikisini okumadım henüz ama Yaşam Dönüşümdür'ü bugüne kadar okumadığıma üzüldüğüm kadar kimsenin 'oku' dememiş olmasına da şaşırdım. Viktor'u, Buğday'ı biliyor musun tanıyor musun diyen yüzlerce insan oldu ama Viktor'u, Buğday'ı bilmek yetmez ki. Madem oturmuş yazmış, anlamak için okumak lazım. 
Söylediklerinin her kelimesine yüzde yüz katılıyorum. 
Devamı da gelecek...